Teknoloji

Yenilenebilir enerji Türkiye’de elektrik faturalarını düşürüyor

2025 yılında Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki artışı, hane ve işletme faturalarına doğrudan yansıdı. Ember tarafından yapılan analizlere göre yenilenebilir enerji üretimi sayesinde mesken aboneleri yıllık elektrik faturalarında ortalama yüzde 9’luk bir düşüş yaşadı. Bu düşüş, bir takvim yılında bir aylık tasarruf anlamına geliyor.

Raporda, özellikle yenilenebilir üretimin yüksek olduğu dönemlerde bu etkinin daha da güçlendiği vurgulanıyor. Bahar ve yaz aylarında yenilenebilir enerji üretiminin artmasıyla birlikte faturalardaki düşüş oranı bazı aylarda yüzde 17’ye kadar yükseldi.

Toptan elektrik fiyatlarında belirgin düşüş

Ember’in analizine göre yenilenebilir enerji kaynaklarının düşük maliyetli üretim yapabilmesi, elektrik piyasasında fiyatları aşağı yönlü baskılayan temel faktörlerden biri oldu. 2025 yılında yenilenebilir enerji üretimi serbest piyasadaki toptan elektrik fiyatlarını yüzde 45’e kadar düşürdü. Fiyat düşüşü özellikle yenilenebilir üretimin yoğun olduğu saatlerde belirginleşti.

Ulusal elektrik talebinin düşük olduğu dönemlerde bu etki daha güçlü hissedilirken tüketimin yüksek olduğu saatlerde dahi yaklaşık yüzde 23’lük bir fiyat avantajı oluştu. Ancak toptan elektrik fiyatlarındaki bu gerilemenin, elektrik faturalarına aynı ölçüde yansımadığı belirtiliyor. Bunun nedeni ise faturalarda yalnızca enerji bedelinin toptan piyasa fiyatlarından etkilenmesi. Dağıtım bedeli gibi diğer maliyet kalemleri bundan etkilenmiyor.

Raporda dikkat çekilen bir diğer konu ise meskenlerde saatlik tüketim yönetiminin sağlayabileceği tasarruf potansiyeli oldu. Mevcut uygulamada mesken aboneleri için saatlik ölçüm yapılmadığı için, tüketimin gün içindeki ucuz saatlere kaydırılması faturaya doğrudan yansımıyor.

Ancak Ember tarafından yapılan senaryo analizine göre tüketimin elektriğin daha ucuz olduğu saatlere kaydırılması halinde yıllık tasarruf oranı yüzde 15,7’ye kadar çıkabiliyor. Bu durumda hanelerin elektrik faturalarında yıllık iki aylık ödeme tutarına denk bir düşüş oluşabileceği hesaplanıyor. Aylık bazda tasarruf oranı ise elektrik talebi ve yenilenebilir üretim seviyesine bağlı olarak yüzde 5 ile yüzde 27 arasında değişiyor.

2,5 milyon hane daha yüksek tarifeye geçebilir

Türkiye’de elektrik faturaları, serbest piyasa fiyatlarının yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlenen ulusal tarife sistemi içinde oluşturuluyor. Mesken abonelerinde kamu destekli tarife yıllık 4.000 kWh tüketim sınırına kadar uygulanırken, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde aboneler Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında faturalandırılıyor.

Ember raporuna göre mevcut düzenlemeler doğrultusunda 2026 yılında yaklaşık 2,5 milyon mesken abonesinin SKTT kapsamına girmesi bekleniyor. Bu durum, söz konusu hanelerin elektrik faturalarının ulusal tarifede kalan abonelere kıyasla en az iki kat artması anlamına geliyor. Bununla birlikte yenilenebilir enerji üretiminin piyasadaki fiyatları düşürmesi, bu artışın etkisini kısmen sınırlayan bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Sanayideki etkisi büyük

Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklı fiyat düşüşlerinin sanayi ve hizmet sektöründe daha belirgin sonuçlar doğurduğu da vurgulanıyor. Elektrik tüketiminin yüksek olması ve faturalarda uygulanan vergi ile katsayı oranları nedeniyle sanayi ve ticarethane abonelerinde toplam tasarruf oranı yüzde 9,5’in üzerine çıktı.

Hesaplamalara göre yenilenebilir enerji üretimi sayesinde her bir sanayi tüketicisi yılda ortalama 250 bin dolar, ticarethaneler ise yaklaşık 30 bin dolar seviyesinde maliyet avantajı elde etti.

Raporu kaleme alan Ember analisti Bahadır Sercan Gümüş, “Yenilenebilir enerjinin toplam elektrik üretimi içerisindeki artan payı, fosil yakıtlara kıyasla daha düşük maliyetli üretim sağlayarak elektrik piyasası fiyatlarını aşağı çekiyor. Bu avantaj, nihai tüketici faturalarına da doğrudan yansıyor. Türkiye, meskenlerde talep tarafı yönetiminin önünü açarak ve çatı üstü güneş enerjisi yatırımlarında izin ile onay süreçlerini sadeleştirerek, yenilenebilir enerjinin ekonomik kazanımlarının hanehalkı faturalarına daha güçlü ve kalıcı şekilde yansımasını sağlayabilir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en az 120 GW’lık çatı üstü güneş enerjisi potansiyeli olduğu biliniyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu